Yapay zekâ alanındaki gelişmeler bir süredir heyecanla izleniyor. Hem bireyler, hem de kurumlar hızla bu yeni teknolojinin kendilerine sağladığı faydaları tüketmeye çalışıyorlar. 2025 yılı, yapay zekâ destekli ESG’nin (Bir işletmenin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını ölçen raporlama sistemi) yükselişine şahit oldu. Şirketler, tedarikçilerinin risk taramasından, enerji optimizasyonuna kadar sürdürülebilirlik işlevlerinin tamamına yapay zekayı entegre etmeye başladılar. EGS raporlamasında, yapay zekâ, çeşitli sistemlerden sürdürülebilirlik verilerini çıkarmak, standartlaştırmak ve analiz etmek için kullanılarak manuel çabayı azalttı ve denetlenebilirliği artırdı. Tabii bu madalyonun bir yüzü. Madalyonun diğer yüzünde ise sürdürülebilirlik çabaları var. Dünya ve ülkeler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini (SDG’s) yakalayabilmek için büyük çaba harcıyorlar, yatırımlar yapılıyor. Ancak gelinen noktada dileklerle gerçekleşmeler arasında büyük farklar olduğunu görüyoruz.
S&P Global’in 2026’da İzlenmesi Gereken En İyi 10 Sürdürülebilirlik Trendiyle ilgili paylaştığı raporda, yapay zekâ destekli veri merkezlerinin hızla genişlemesinin; enerji arzı, emisyonlar ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturacak olması nedeniyle sürdürülebilirlik açısından tehdit olarak yer verilmiş.
Bu alanda yaptığım araştırmadan derlediğim bilgileri şu şekilde özetleyebilirim;
- Amerika’da OpenAI ve Başkan Trump, 10’a kadar veri merkezine (her biri potansiyel olarak beş gigawatt’a ihtiyaç duyacak- bu da New Hampshire eyaletinin toplam enerji ihtiyacından daha fazla) 500 milyar dolar harcamayı hedefleyen Stargate girişimini duyurdu. Apple, ABD’de üretim ve veri merkezi yatırımlarına 500 milyar dolar ayırdığını açıkladı. Google ise yalnızca 2025 yılında yapay zekâ altyapısına 75 milyar dolar harcamayı bekliyor. Tabii bu rakamlar sadece bu konuda öncü ABD için öngörülen harcamalar. Toplamda küresel veri merkezi altyapı harcamalarının önümüzdeki beş yıl içinde 7 trilyon dolara yaklaşması bekleniyor; bu harcamaların büyük kısmı sunuculara ve yapay zekâ çiplerine yönelecek. Batı Avrupa ve Asya, önemli bir büyüme potansiyeli taşıyan bölgeler olarak öne çıkıyor. S&P Global’e göre, 2026 ile 2030 yılları arasında yaklaşık 100 GW’lık yeni veri merkezi eklenecek ki bu küresel kapasitenin ikiye katlanması demek.
- Yukarıdaki yatırımların ihtiyaç duyacağı enerji miktarı da aşırı artmış durumda. Üretken yapay zekâ, tipik bir bilgi işlem iş yükünden yedi veya sekiz kat daha fazla enerji tüketebiliyor. Küresel veri merkezi pazarı şu anda yaklaşık 55 gigawatt (GW) güç kullanıyor; bu güç, bulut bilişim iş yükleri (%54), e-posta ve depolama gibi geleneksel iş fonksiyonları (%32) ve yapay zekâ (%14) arasında bölünüyor. (Kaynak: 2025 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu)
Veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin önümüzdeki dönemde iki katına çıkarak 2030 yılına kadar yaklaşık 945 TWh’ye ulaşması bekleniyor; bu da toplam küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %3’ünü temsil ediyor. 2024’ten 2030’a kadar veri merkezi elektrik tüketimi yılda yaklaşık %15 oranında artıyor; bu da diğer tüm sektörlerin toplam elektrik tüketimindeki artıştan dört kat daha hızlı olacağı öngörülmüş. (Kaynak: Sürdürülebilirlik Çalışmaları Enstitüsü 2026 Öngörüleri) Bunu bir perspektife oturtmak gerekirse; 945 TWh, Japonya’nın mevcut tüm ulusal elektrik tüketimine eşdeğer bir rakam.
Bu tüketim artışı içinde yapay zekanın payına bakacak olursak; Yapay zekâ optimizasyonlu sunucuların, bu değişimin temel itici gücü olduğunu görüyoruz. Elektrik tüketimlerinin 2025’teki 93 TWh’den 2030’da 432 TWh’ye neredeyse beş kat artması bekleniyor. 2025’te yapay zekâ optimizasyonlu sunucular, toplam veri merkezi güç tüketiminin %21’ini oluştururken, bu oran 2030’da %44’e yükselecek ve veri merkezlerindeki tüm ek güç talebinin %64’ünü oluşturacaktır.
Çin ve Amerika Birleşik Devletleri birlikte, 2030 yılına kadar küresel veri merkezi elektrik tüketimindeki artışın yaklaşık %80’ini oluşturuyor; tüketim ABD’de yaklaşık 240 TWh (%130) ve Çin’de yaklaşık 175 TWh (%170) artacak. (Kaynak: Sürdürülebilirlik Çalışmaları Enstitüsü)
Özellikle ABD’de: Veri merkezlerinin, 2030 yılına kadar alüminyum, çelik, çimento ve kimyasal madde üretimi de dahil olmak üzere tüm enerji yoğun üretim sektörlerinin toplamından daha fazla veri işleme elektriği tüketmesi ve bu dönemde ABD elektrik talebi artışının neredeyse yarısını yönlendirmesi bekleniyor.
Peki enerji ihtiyacı nasıl karşılanacak?
Harvard Hukuk Fakültesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından hazırlanan 2025 Sürdürülebilirlik Raporunda, önümüzdeki beş yıl içinde, yenilenebilir enerji kaynaklarının ek talebin neredeyse yarısını karşılayacağı, sadece doğal gaz ve kömürün birlikte talebin %40’ından fazlasını karşılaması öngörülüyor. 2030’dan sonra ise, küçük modüler reaktörlerin (SMR’ler) devreye girmesi bekleniyor. Veri merkezleri ihtiyacı için üretilen elektrikten kaynaklanan CO₂ emisyonlarının, hafif bir düşüşten önce, 2030 yılına kadar yaklaşık 320 milyon ton ile zirve yapması öngörülüyor!
Eğer yapay zekâ operasyonlarında beklenen verimlilik iyileştirmeleri gerçekleşmezse, enerji tüketimi 2030 yılına kadar 1.300 TWh’nin üzerine çıkabilir ve bu da dünya çapındaki iklim nötrlüğü hedeflerini doğrudan tehdit edebilir. (Kaynak: Win Solutions)
- Su konusuna gelince; bugün dünya genelinde, veri merkezleri yılda yaklaşık 560 milyar litre su tüketiyor; bu da 224.000 Olimpik havuza eşdeğer! (Kaynak: Harvard Hukuk Fakültesi Kurumsal Yönetim Forumu.) Ve çoğu endüstriyel su kullanımının aksine, bunun çok azı geri kazanılabiliyor: Veri merkezleri genellikle çektikleri suyun yaklaşık %80’ini buharlaştırırken, konutlarda bu oran sadece %10’da kalıyor! (Harvard Hukuk Fakültesi Kurumsal Yönetim Forumu.)
Yalnızca yapay zekâ sistemlerinin-AI- su ayak izi, 2025 yılında 312,5 ila 764,6 milyar litre civarında gerçekleşmiş. Bu da küresel yıllık şişelenmiş su tüketiminin tamamına eşdeğerdir. (Kaynak: Sürdürülebilirlik Çalışmaları Enstitüsü.) Harvard Hukuk Fakültesi Kurumsal Yönetim Forumu’na göre, 2030 itibariyle küresel veri merkezleri su tüketimi, daha büyük ve daha yüksek ısı üreten yapay zekâ çipleriyle dolu tesisler nedeniyle yaklaşık 1.200 milyar litreye yükselebilir. Dünya Kaynakları Enstitüsü ise bu rakamın daha da yüksek olacağını belirtiyor: 2030 yılına kadar yapay zekâ altyapısı yıllık olarak 1,1 ila 1,7 trilyon galon tatlı su tüketecek; bu miktar kabaca Kaliforniya’daki tüm hanelerin yıllık su kullanımına eşdeğer. (Kaynak: Sürdürülebilir Kalkınma Raporu) Bölgesel bir örnek verecek olursak; yalnızca Teksas’ta, veri merkezleri 2025 yılında 49 milyar galon su kullanmış ve 2030 yılına kadar bu miktarın yaklaşık 400 milyar galona ulaşması bekleniyor; bu noktada eyaletteki tüm suyun %7’sini tüketmeleri bekleniyor! (Kaynak: Sürdürülebilir Kalkınma Raporu)
Özetle; Uzmanlara göre su sorunu, enerji sorunundan daha büyük bir risk oluşturabilir; çünkü elektrik şebekeleri genişletilebilir veya iyileştirilebilirken, tatlı su sınırlı ve yerel olarak bulunan bir kaynak. Zaten kuraklık çeken bir bölgede, küçük bir şehir kadar su tüketen bir veri merkezi inşa etmek, sürdürülebilirlik sorunu değil, yaşam kaynakları üzerine doğrudan bir saldırıdır. Çoğu ülkede sınırlı düzenleyici denetimler yüzünden bu durum hızlanarak devam ediyor.